nesCAKE Pastaları
  • Share En iyi animasyonlardan biri olan Çılgın Hırsız’ın pastasını Demir’in en iyi arkadaşı ve benim de arkadaşımın oğlu Toros için yaptım 🙂 Karakterlerin hepsi birbirinden sevimli…   Benim favori karakterim […]

    Çılgın Hırsız & Minions

    Share En iyi animasyonlardan biri olan Çılgın Hırsız’ın pastasını Demir’in en iyi arkadaşı ve benim de arkadaşımın oğlu Toros için yaptım 🙂 Karakterlerin hepsi birbirinden sevimli…   Benim favori karakterim […]

    Continue Reading...

  • ShareBulut’cuğum için yaptığım Star Wars Cup Cake’ler…                     Share

    Star Wars Cup Cakes

    ShareBulut’cuğum için yaptığım Star Wars Cup Cake’ler…                     Share

    Continue Reading...

  • Share Çınar için yaptığım bir diğer Angry Birds Pastası… Bir katını Angry Birds Transformers bir katını ise Angry Birds Star Wars yaparak yeni karakterlerle tanışmış oldum 🙂 Angry Birds Transformers […]

    Angry Birds Star Wars & Transformers

    Share Çınar için yaptığım bir diğer Angry Birds Pastası… Bir katını Angry Birds Transformers bir katını ise Angry Birds Star Wars yaparak yeni karakterlerle tanışmış oldum 🙂 Angry Birds Transformers […]

    Continue Reading...

  • Share Geçtiğimiz yıl  Çınar için yaptığım Angry Birds pastasını sonunda siteye ekleyebildim 🙂           Share

    Angry Birds Cake

    Share Geçtiğimiz yıl  Çınar için yaptığım Angry Birds pastasını sonunda siteye ekleyebildim 🙂           Share

    Continue Reading...

  • Share Demir’le çok sevdiğimiz bir animasyon olan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin Pastasını ve karakterlerini Ege’nin 4 yaş doğumgünü için çok keyifle yaptım… Bir kez daha iyi ki doğdun Ege 🙂 Karakterlerin […]

    Ejderhanı Nasıl Eğitirsin Pastası / How to Train Your Dragon Cake

    Share Demir’le çok sevdiğimiz bir animasyon olan Ejderhanı Nasıl Eğitirsin Pastasını ve karakterlerini Ege’nin 4 yaş doğumgünü için çok keyifle yaptım… Bir kez daha iyi ki doğdun Ege 🙂 Karakterlerin […]

    Continue Reading...

nesCAKE Gezi Notları
  • Share İskoçya’nın keşfedecek çok fazla yeri var. Bir yandan Highland’leri merak ederken diğer yandan da ülkenin etrafındaki yüzlerce adayı merak ediyoruz… Martın sonunda, bir arkadaşımızla beraber havanın çok güzel olduğu […]

    Bute Adası – Isle of Bute

    Share İskoçya’nın keşfedecek çok fazla yeri var. Bir yandan Highland’leri merak ederken diğer yandan da ülkenin etrafındaki yüzlerce adayı merak ediyoruz… Martın sonunda, bir arkadaşımızla beraber havanın çok güzel olduğu […]

    Continue Reading...

  • Share New Lanark, İskoçya’nın UNESCO Dünya Miras Alanları  listesinde yeralan 6 alanından biri. 2001 Yılında listeye dahil edilen alan ilk olarak 18. yy.’da pamuk dokuma fabrikası olarak kurulmuş; daha sonra […]

    New Lanark / İskoçya

    Share New Lanark, İskoçya’nın UNESCO Dünya Miras Alanları  listesinde yeralan 6 alanından biri. 2001 Yılında listeye dahil edilen alan ilk olarak 18. yy.’da pamuk dokuma fabrikası olarak kurulmuş; daha sonra […]

    Continue Reading...

  • Share Glasgow’un kendisini anlatmadan önce çevresindeki doğa harikası yerlerden biri olan Lock Lomond ‘u paylaşmak istiyorum… Bu bana Glasgow şehir merkezinden fotoğraf çekene kadar biraz zaman kazandırır  🙂   Loch […]

    Loch Lomond

    Share Glasgow’un kendisini anlatmadan önce çevresindeki doğa harikası yerlerden biri olan Lock Lomond ‘u paylaşmak istiyorum… Bu bana Glasgow şehir merkezinden fotoğraf çekene kadar biraz zaman kazandırır  🙂   Loch […]

    Continue Reading...

  • ShareNeresinden başlasam bilmiyorum Glasgow’un. En iyisi bir plancı olarak şehrin ulaşımından başlıyım… Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi Glasgow büyük bir şehir. İskoçya’nın başkenti olan Edinburgh’a otobüsle ve trenle yaklaşık […]

    Glasgow’da Ulaşım

    ShareNeresinden başlasam bilmiyorum Glasgow’un. En iyisi bir plancı olarak şehrin ulaşımından başlıyım… Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi Glasgow büyük bir şehir. İskoçya’nın başkenti olan Edinburgh’a otobüsle ve trenle yaklaşık […]

    Continue Reading...

  • ShareMerhaba, uzun  bir aradan sonra bloguma tekrar dönüş yaptım… Bu  İskoçya Gezi Yazılarına bir giriş yazısı olsun… Arada atladığım gezi yazıları ve pastalar birikti ama onları beklersem hiç başlayamayacağım… İskoçya’ya […]

    İSKOÇYA’DAN MERHABA

    ShareMerhaba, uzun  bir aradan sonra bloguma tekrar dönüş yaptım… Bu  İskoçya Gezi Yazılarına bir giriş yazısı olsun… Arada atladığım gezi yazıları ve pastalar birikti ama onları beklersem hiç başlayamayacağım… İskoçya’ya […]

    Continue Reading...

nesCAKE'de Yeni
0

Bute Adası – Isle of Bute

İskoçya’nın keşfedecek çok fazla yeri var. Bir yandan Highland’leri merak ederken diğer yandan da ülkenin etrafındaki yüzlerce adayı merak ediyoruz… Martın sonunda, bir arkadaşımızla beraber havanın çok güzel olduğu bir haftasonu Bute Adasına gittik…

Adaya gidebilmek için ilk olarak Glasgow merkez istasyonundan Wemyss Bay ‘e trenle yaklaşık 50 dakika süren bir yolculuk yaptık. Tren yolculukları çok keyifli oluyor. Özellikle de  evde espressolarımızı yapıp termosumuza doldurursak, değmeyin keyfimize, kahvemizi yudumlayarak yolculuğun tadını çıkartıyoruz…

Wemyss Bay’a geldikten sonra  Bute Adasına feribotla geçtik. Bu yolculuğumuzda yaklaşık yarım saat sürdü.

Bute oldukça büyük bir ada. Büyüleyici bahçeleri ve mimarisi ile ünlü. Biz zamanımız kısıtlı olduğundan sadece  Mount Stuart House’a gidebildik…

Adanın mimarisi gerçekten etkileyiciydi, özellikle de Mount Stuart’a doğru giderken yol üzerinde gördüğümüz büyük ihtimalle yazlık olarak kullanılan evler olağanüstü güzeldi…

Feribottan indiğimizde otobüs saatleri bize uymadığı için biz taksi kullandık, bir daha ki gidişimizde bisikletlerimizi almayı planlıyoruz.. Böylece adanın her yerini gezebiliriz diye düşünüyoruz.

Mount Stuart House’un büyük bir alanı var… Ağaçlar, yollar, yeşilin tonları İskoçya’nın her yerinde olduğu gibi büyüleyici…

Bahçedeki çalılıklar henüz yeşile dönmemişti gittiğimizde… Kış Bahçesi ise Mount Stuart gibi büyük ve gösterişli evlerin olmazsa olmazı…

 

Mount Stuart House, 1719 yılında inşa edilmiş… Neredeyse üçyüz  yıllık bir yapı. Victorian Gothic tarzı yapının en önemli özelliği, dünya üzerinde  ısıtma sistemi kurulan ilk havuza sahip olması.. İskoçya’da ise ilk elektrikli lambaları, merkezi ısıtma sistemini ve telefonu ilk  kullanan ev olması ile ünlü bir yapı…

Bizim yapının içini gezmek için zamanımız yoktu ve o zaman yapı hakkında bu kadar çok şey bilmiyordum… Yapının zemin katında bulunan cafe/restoranda birşeyler yedik ve Mount Stuart’ın ünlü bahçesini gezdik. Gerçekten çok güzel ve bakımlı bir bahçesi var…

İskoçya’nın her yerinde görebileceğiniz ve yanlış bilmiyorsam adı Japon Gülü olan bu ağaç bana “Alice Harikalar Diyarını”ndaki kırmızı- beyaz gülleri hatırlatıyor…

Mount Stuart’ın bahçesini de gezdikten sonra tekrar iskelenin olduğu yere döndük, biraz dolaştıktan sonra önce feribot sonra trenle Glasgow’a geri döndük. Çok güzel bir gezi oldu bizim için… Havanın güzel olması da büyük bir şanstı. Bir daha ki sefere bisikletlerimizle gidip daha çok yerini görmeyi umuyoruz…

Biz 5. ayımızı bitirdik Glasgow’da, şimdi ailelerimize kavuşma ve tatil zamanı…İnsanın tatil için kendi ülkesine gitmesi değişik bir duygu…  Dönüşte ilk yazım Glasgow’un kendisi ile ilgili olacak…

Sevgiler

0

Bugün Günlerden KARAHAN

2016 Bayram şekerimiz Karahan 1 yaşında… 5 aydır burnumda tüten, kokusunu özlediğim, büyümesini fotoğraflardan ve videolardan takip ettiğim biricik yeğenimin doğum günü bugün…

Geçen sene, 25 haziran cumartesi akşamı ailelerimizi iftara çağırmış ama “tabii bebek İdi gelmezse” diye de  not düşmüştük… Cumartesi sabah uyandığımızda minnoşun gelmeye karar verdiğini öğrenip soluğu hastanede aldık… Gün boyu heyecanla bekledikten sonra da akşama kuzumuza kavuştuk… Ablalığın bir nevi annelik olduğunu en çok hissettiğim anlardan biri oldu Karahan’ın doğumu. Daha dün evcilik oynadığın küçük kızkardeşin, anne oluyor… 5 dakika sonra herşey çok güzel olacak biliyorsun ama elinde değil sen de onunla beraber acı çekiyorsun; O’nu korumak, kollamak istiyorsun ama sadece dua edebiliyorsun… Sonra içeriden gelen ağlama sesiyle  beraber bir anda tüm yüzler gülüyor, gözler doluyor…  Hepsi dün gibi ama aradan koca 1 yıl geçmiş…

Canım yeğenim; Kara’m, doğum günün kutlu olsun… İyi ki doğdun, iyi ki ailemize katıldın… Hayat boyu her günün bayram tadında olsun;  her gittiğin yere neşe götür, kalbin hep mutluluk ve sevgiyle dolu olsun… Sana İskoçya’dan sevgilerimizi gönderiyoruz…

İyi ki doğdun seni çok çok çok seviyoruz….

Herkese sağlıklı, mutlu ve sevdikleri ile nice bayramlar diliyoruz…

 

 

 

0

New Lanark / İskoçya

New Lanark, İskoçya’nın UNESCO Dünya Miras Alanları  listesinde yeralan 6 alanından biri. 2001 Yılında listeye dahil edilen alan ilk olarak 18. yy.’da pamuk dokuma fabrikası olarak kurulmuş; daha sonra 19.yy başlarında ütopik görüşleri ve idealistliği ile tanınan Robert Owen tarafından fabrika çalışanlarının aileleri ile sosyal yaşamlarını sürdürebilecekleri bir alana dönüştürülerek  burada çalışan işçiler için   konutlar, okul ve kreş gibi yapılar inşa edilmiş. Fabrika  ve sosyal yaşam alanının  birarada olduğu bu model, şehir planlamanın mihenk taşlarından biri olarak kabul edilmiş…

 

Geçmişte bir endüstri yerleşkesi olan yapılar günümüzde  ziyaretçi merkezi, müze, cafe, restoran ve otel  olarak hizmet veriyor… Yılda yaklaşık  400.000 kadar ziyaretçisi olan  alanla ilgili her türlü bilgiye ulaşabileceğiniz bir de sitesi (www.newlanark.org) bulunuyor… Müzenin hediyelik eşya bölümünde alanın geçmiş fonksiyonunu hatırlatan yün ve yünden yapılmış çok sayıda ürün satılıyor… Müzeye özgü hediyelik eşya tasarımı konusunda Glasgow Müzelerini çok başarılı buluyorum…

Glasgow’a yaklaşık 40 km uzaklıktaki bölge, Clyde Nehrinin kenarında yer alıyor ve Lanark kasabasına yaklaşık 2 km uzaklıkta bulunuyor.

 

Biz Glasgow’un merkezinden trenle Lanark’a oradan da yürüyerek New Lanark’a gittik… Hava kapalı ve ara ara yağmurluydu ama bu yaklaşık 10 km’lik bir yürüyüş yapmamıza engel olmadı…

New Lanark doğası ile bizi büyüledi… İskoçya’ya geldiğimizden beri pek çok kez doğa yürüyüşü yaptık ama sanırım en uzunu ve en keyiflisi burada oldu…

Yazılarımı ve instagram fotoğraflarımı takip edenler bizim gibi doğaya hayran kalıyorlar, ancak şunu eklemeliyim ki buralara gelmek için yürüyüş yapmayı gerçekten seviyor olmak lazım. Günde 16 km. yürüdüğümüz zamanlar oldu… Yaklaşık 1 ay önce bisiklet aldık, zaman zaman bisikletle de gezmeye başladık artık. 2. el araba fiyatları çok uygun olmasına karşın almamakta kararlıyız. Toplu taşımayı, bisikletleri ve yürüyüşlerimizi daha çok seviyoruz doğrusu…


Clyde Nehri boyunca yürürken ara ara küçük şelalerle karşılaştık…

İskoçya’nın doğasında beni en çok etkileyen, birbirine karışmış olan bitki örtüsü… Doğa, özgür bırakılmış durumda, insanların gözüne hoş görünmesi için düzenlemeler yapılmıyor, yada insanlar rahat rahat yürüsün, çamurlanmasın diye beton dökülmüyor yerlere… Herşey çok doğal.. Bu tabii bakış açısı, kimine çok korkunç da gelebilir. Ben insanların doğayı kendi kullanımları için değiştirmesine karşıyım. En fazla biraz üstünüz başınız kirleniyor ki, açıkçası bunu sorun eden birinin de şehir merkezinden uzaklaşmaması yeterli olacaktır.. Bunun için doğaya müdahaleye gerek yok…

Yürüyüş yolumuz üzerindeki bir yapı, duvar sanatı ile bambaşka bir havaya bürünmüş…

Küçük kırmızı mantarlar, yeşilin içinde hemen gözümüze çarptılar…

Yürüyüş yolumuz zaman zaman bu kadar doğaldı…

New Lanark’ta en sevdiğim fotoğraflardan biri oldu…






Keyifli bir gezinin sonunda tekrar Lanark’a kadar yürümek çok zor geldi… Lanark’a vardığımızda gördük ki, New Lanark- Lanark arasında ring sefer yapan otobüsler varmış 🙂  Bir daha ki sefere diyerek trenle evimize döndük…

 

Toplam 16 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »