Boston

IMG_1182

Boston kırmızı tuğlalı yapılarla dolu bir şehir.  Film seti gibi görünüyor sokaklar. Hatırlayanlar varsa, bana Cosby Ailesinin evlerini hatırlattı… Boston kendinizi huzurlu, rahat hissedeceğiniz bir şehir… New York’tan sonra fazla sakin geldi tabii bize 🙂

IMG_1184

Burası Boston’un eski şehir meydanı. Bu alanla ilgili daha önce işim sebebiyle yenileme alanlarını araştırırken bir araştırma yapmıştım.  Faneuil Hall ve Quincy Market,  Boston’un deniz ticaretinde önemli olduğu dönemlerde  ticaret açısından önemli bir konumdayken; limanın eski işlevini kaybetmesiyle zaman içinde işlevsiz, çöküntü alanlarına dönüşmüş.1960’larda dönemin Belediye Başkanı’nın girişimiyle tekrar canlandırılması için dönüşüm çalışmaları başlatılmış. Yıllar içerisinde değişen planlarla bugün turistlerin uğrak yeri olan bir alana dönüşmüş durumda Boston kıyıları, Faneuil Hall , Quincy Market ve çevresi…

Yukarıdaki fotoğraf Faneuil Hall’a ait. İçeride çeşitli dükkanlar bulunuyor…

IMG_1187

Quincy Market… İçeri de ayaküstü birşeyle atıştırabileceğiniz yeme-içme alanları; hediyelik eşyalar satan dükkanlar bulunuyor. Oldukça kalabalık.  Tarihi yapının önü de gün içinde çeşitli gösterilere sahne oluyor.  Bu kimi zaman şarkısını söyleyen bir sanatçı, kimi zaman bir akrobat, kimi zaman da parodiler yapan bir komedyen olabiliyor. İlgi inanılmaz. Birisi sahne alır almaz etraf inanılmaz kalabalıklaşıyor…Bu alanlar plancı gözüyle baktığımda aslında hayal kırıklığına uğrattı beni. Yenileme ile ilgili çalışmalarını okurken daha etkileyici bir yer düşünmüştüm. Ama tabii amaç bu bölgeyi eski canlı günlerine döndürmekse, proje amacına ulaşmış diyebilirim… Gerek Boston’lıların  ve gerekse turistlerin aktif olarak kullandığı bir mekan…

boston1

Farklı mekanlardan farklı fotoğraflar…Şehirde birbirinden ilginç müzeler ve turlar var… Gitmedik ama otobüsü bile ilginç olan Ghost Gravestones ilginç gönüyordu… Tripadvisor’da hakkında güzel şeyler yazıyor. Gidenler memnun ayrılmış… Bir diğer fotoğrafta oyuncak ayı ve kıyafetlerini görebilirsiniz. İnanılmaz bir dükkandı. Sadece oyuncak ayı “Teddy Bear” satıyorlar. Elbiseleri ayrı, aksesuarları ayrı, içine doldurmak için pamukları ayrı satılıyor… Kırmızı anaokulu arabası ise müthiş geldi bana… Anaokulundaki çocukları toplu halde dolaştırırken kullandıklarını düşünüyorum…. Antika araba ise Quincy Market’in önündeki bir sergiden…

boston7

Bu da bizim çok ilgimizi çeken bir tur. Şehrin her yerinde reklamlarını görebileceğiniz ve tarihi merkezde dolaşırken de sık sık karşınıza çıkan “Duck Tour” … Biz ilk olarak  karada giden yeşil otobüsü gördük ve hiçbir anlam vermedik.  Su da gidebileceğine hiç ihtimal vermedik. Devasal ve şekilsiz otobüse olan ilgiyi de anlamadık tabii.  Nehirde görünce gerçekten yüzdüğünü anladık… Yine de denemedik 🙂

boston

Boston deniz mahsülleriyle ünlü bir şehir.  Gitmeden önce yaptığım araştırmada Tadım Menüsü blogunun ısrarla önerdiği Neptün Oyster’ı not etmiştim. Gidince bulmamız zor olmadı. Oldukça popüler bir yer, önce sıraya girmek için adınızı yazdırıyorsunuz. Yaklaşık 1-1.5 saat sonra sıra geliyor. İlk olarak bize verdikleri listeden ne olduklarını bilmeden deniz kabuklularından seçtik, çiğ gelen istiridyelerin çoğunu İbrahim yedi ve günün ilerleyen zamanlarında midesine dokundu… İstakozlu sandviç ise lezzetliydi…Yakın zamanda izlediğim bir yemek-seyahat programında Boston’da bu tarz sandviçler yapan birçok yer olduğunu gördüm… Turistik yerlerdense aslında biraz daha yerli halkın mekanları tercih edilebilir…

boston2

Boston’a kadar gidince Harvard ve MIT’i görmeyi istiyorduk. Hatta Demir’in göbek bağını yanımızda getirip MIT’nin bahçesine gömmeyi planlamıştık ama yola çıkmadan vazgeçtik… Elbette günün birinde MIT yada Harvard’a gitmesini çok isterim ama bunun için göbek bağından vazgeçmeyi göze alamadım :))

Harvard’ın bahçesi muhteşemdi. MIT için vaktimiz kalmadı…Her iki kampüs de şehir merkezinin dışında, metro ile ulaşılıyor. Elbette sadece kampüsten oluşmuyor bu alanlar; tarihçesini bilmiyorum ama üniversite ile birlikte çevresi de yapılaşmıştır diye düşünüyorum. Binaların içini bilmiyorum ama dışı çok etkileyiciydi… Tarihi ve heybetli yapılar Harvard adıyla özdeşleşiyordu…

Bahçesindeki sandalyelere ise bayıldım…

boston3

Amerika fotoğrafları içinde en sevdiklerimden biri bu küçük 2 japon kızkardeşin evden getirdikleri yemekleri oldu… Annelerinin evde onlar için hazırladığı ve beslenme çantalarına koyduğu yemek “sushi”. Bizdeki köfte-ekmek kadar sıradan onlar için :))

 

boston4

Bu fotoğraflar Demir’le birlikte gittiğimiz akvaryuma ait. İlk günkü deneyimsizliğimizden sonra ikinci gün İbrahim’i üniversitede bırakıp biz yine Boston’un tarihi merkezine indik. Önce ilk günün acısını çıkartacak bir kahvaltı yaptık ardından da akvaryuma gittik.  Büyük ve güzel bir akvaryumdu. En güzeli ise pek çok değişik türe dokunmasıydı Demir’in.  Deniz yıldızı, deniz kestanesi ve dev yengeçi korkmadan elledi. Yengeç konusunda biraz endişelensem de  oğlumun cesareti karşısında geri çekildim. Ben deniz yıldızını ve deniz kestanesini elledim ama yengeçlerden uzak  durdum… Ancak bizim için Boston Akvaryumunu unutulmaz kılan vatozlar oldu… Geniş bir alan ayrılan vatozlar aynı yörüngede sürekli dolaşıyorlar. Bu arada ziyaretçilerde kenarlara dizilip, sığ suda ve yarısı suyun dışında yüzen vatozları sevebiliyorlar… Dokunmak demiyorum artık, bu resmen sevmek onları… Elinizin altında kayıyorlar ve kaçmıyorlar… Demir’de ben de bayıldık. Hatta ilk başta orayı gezmiştik, çıkmadan bir kez daha uğradık yanlarına…

boston5

Deniz anaları büyüleyiciydi. Altkatta karanlık bir ortamda olduklarından çoğunun fotoğrafı güzel çıkmadı… Renkleri, şekilleri, hareketleri, hepsi çok etkileyiciydi…

boston6

Amerika gezisini yazmaya başladığımda sizlere söylemiştim bu gezi tamamen Demir için oldu… Hayatı boyunca unutamayacağı bir gezi daha, Balina Gözlem Gezisi… Baba- oğul büyük bir tekneyle çıktıkları gezi yaklaşlık 4 saat sürdü. Dünyanın en büyük ikinci balinası olan Kambur Balinaları  Atlas Okyanusunda gözlediler… Üremek için geldikleri Boston açıklarında balinalara belli bir mesafede yaklaşan tekne, Demir’i çok etkiledi… Baba-oğul balina gözetlerken ben de  tarihi kent merkezini tek başıma bir kez daha dolaşma fırsatı buldum….

boston8

Burası da bilim müzesi… Çocuklara feni sevdirmek için inanılmaz bir yer… Formullerle ezberlemeye çalıştığımız herşeyin neden-nasıl olduğunu görerek, dokunarak, deneyerek öğreniyorsunuz….Kuşların kanat çırpma hareketini anlamanız için, demirlerin arasında kollarınızı dolaştırıyorsunuz; mikroskopla böcek fosillerini inceliyorsunuz; aya giden uzay mekiğinin bire bir aynısında tıpkı astronotlar gibi uzanıyorsunuz; bir çekirgenin bilmem kaç kat büyütülmüşüne bakıyorsunuz; gün içinde güneşin konumunun gölgeleri nasıl değiştirdiğini uygulamalı görüyorsunuz ve Gulf Stream’in ne olduğunu öğreniyorsunuz… Gulf Stream’i ben küresel ısınma ile ilgili makalelerden biliyorum ama biz de üniversitelerin ilgili bölümleri hariç öğretildiğini düşünmediğim bir konu. Gulf Stream, Meksika Körfezi’nden başlayıp İngiltere’nin kuzeyine kadar devam eden sıcak su akıntısı. Kuzey Ekvator akıntısıyla besleniyor ve Avrupa’nın kuzeyindeki iklimi yumuşatarak yaşanabilir kılıyor. Buzulların erimesi ile birlikte akıntının taşıdığı suyun sıcaklığı da değişiyor. Ve küresel ısınma denince düşündüğümüz gibi her yer ısınmıyor; Gulf Stream kesildiği anda İngiltere ve çevresi buzullarla kaplanıyor… Bilim müzesinde en çok ilgimi çeken yerlerden biri oldu bu bölüm benim için…

 boston11

İlk fotoğrafta gördüğünüz “hologram”… Yakından baktığınızda bile anlamıyorsunuz; ne zaman ki elinizi tutmak için uzatıyorsunuz o zaman anlaşılıyor… Sarkaçların hareketini yine çeşitli deneylerle öğrenebiliyorsunuz… Bilim müzesinin en üst sırasında, bana göre Gauss Olasılık Eğrisi bulunuyor…  Topların eğriler üzerindeki dağılımını görüyorsunuz ve yıllarca sadece kağıtların üzerinde ezberlemeye çalıştığımız şeylerin aslında görsel olarak da ortaya konulabildiğini görüyorsunuz… Gezerken keşke eğitim sistemimiz ezbere değil de deneylere dayansa diye düşünmeden edemiyorsunuz tabii…

boston10

Demir’in en çok ilgisini çeken bölüm, Karadul Örümceği ve ağı… Dünyanın en zehirli örümceklerinden biri olan Karadul’un bu kadar küçük olması Demir’i hem şaşırttı hem de biraz hayal kırıklığına uğrattı.  Yine de canlı olarak görmek O’nu çok etkiledi…

IMG_1481

Muhteşem deniz anasının fotoğrafı ile Boston gezimizi bitiriyorum…Sırada Baltimore var…

← Previous post

Next post →

4 Comments

  1. keysun çetinkaya

    Harika Neslihan’cım bayıldım.. çok keyifle izliyorum ve gitmiş kadar oluyorum… fotoğraflar..anlatımın..sunumun..ve de Demir..
    benim yeğenim Harvard’da okudu ve oralardan kopamadı.. kimbilir belki Demir’in de kaderinde vardır.. herşeyin hayırlısı.. ellerine yüreğine sağlık..

    • nescakec

      Keysun Hn. yeğeninizin orada okuması süper, kopması çok zor tabii, hak veriyorum kendisine. Demir için de inşallah diyorum.. 🙂

  2. Neslihancığım, yine büyük bir keyifle okudum yazını.Tabi resimler de ayrı güzel.Demir için çok güzel bir deneyim olmuş.

    • nescakec

      Çok teşekkür ederim Özlem abla, bütün gezi Demir üzerine kuruldu zaten 🙂

Bir Cevap Yazın

3 + 2 =