New York’ta Yediklerimiz- Yiyemediklerimiz -2

New York’ta yediklerimiz yazısının ikinci bölümünde tatlılardan söz edeceğim. Listemde yer alan birçok cafe ve pastaneden sadece 1’ine gidebildik, diğerleri yol üstünde bulduğumuz yerler oldu. Yukarıda gördüğünüz  cup kekler kaldırım üstündeki küçük bir yerde satılıyordu. Sadece cup kek satan bu minik dükkan ve vitrinindekiler çok sevimli ve lezzetli görünüyordu.

Aslında niyetim Forty Carrots’ta meyveli yoğurt yemekti ama zaman olmadığı için yine yol üstünde bulduğumuz  Hale &Hearty’e girdik.

 

Ben yoğurdu sevmeme rağmen meyveli, şekerli,tatlı yoğurt yemeyi sevmem. Demir’e aldık, biz de tadına baktık. İnanılmaz güzeldi. Yoğurt gibi değil, taze meyveli dondurma gibiydi. İstanbul’da da pek çok çeşidi var artık, hiç denemediğim için bilmiyorum aynı lezzet belki de burada da vardır…

Bu kahveyi içmek için inanılmaz sıcak bir günde inanılmaz yol yürüdük. Hatta yürürken yol sorduğumuz bir İtalyan ” kahve için sıcak bir gün değil mi?” diye  takıldı bize… New York’taki son günümüz olduğu ve internette araştırırken çok tavsiye edildiği için herşeye rağmen gittik…

İyi ki gitmişiz. Abraco’da hayatımızda içtiğimiz en iyi kahveyi içtik.  Küçücük olan Abraco’da kahve dışında hiçbir şey yok, tatlı da yok; sadece kahve. İçeride oturacak yerde yok, dışarıda da 2 kişilik küçük bir yer var sadece… Abraco’yu görünce anladım; işinizi severek yapar ve yapabildiğinizin en iyisini yaparsanız; dünyanın öbür ucundan bile insanlar gelir sizi bulur. Bu çok önemli bana göre; dünyanın her tarafında adım başı açılan bir zincir cafe yada lokantadansa böyle bir yeri defalarca tercih ederim.

Bu arada kahvelerimizi içtikten sonra bir de buzlu kahve alalım dedik, şekersizi de vardı onu tercih ettik ama o inanılmaz sert geldi bize; eşim bitirdi ama ben yarısını ancak içtim. Abraconun sahibi kahveyi elimize tutuşturdu, ve onu içmemizi istedi. Kahvesini seven bir kahveci… Bu da başarısının sırrı sanırım.

Rockefeller’da bulduğumuz bu pastaneye bayıldık… Önce birer kahve için girdik ama tatlıları görünce dayanamadık. Tartların her ikisi de çok lezzetliydi. Özellikle limonlu-merengli olana bayıldım. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. Konumundan ötürü fiyatlarının çok yüksek olacağını sanmıştık ama yanıldık; fiyatlar makul ve çok lezzetli…

Amerika’da benim en çok ilgimi çeken yerler marketleriydi. Hayalimdeki marketleri bulamadım. Kaldığımız yerler daha çok turistik mekanlar ve iş merkezlerinin çevresi olduğu için konut alanlarından uzaktık. O yüzden devasal Amerikan marketlerini bulamadım.  Bulduklarım da fena değildi tabii. Mantarın bir sürü çeşidi; sosların zenginliği; donmuş gıda da sonsuz seçenekler…

Büyük boy dondurma kaplarını (kova dondurma 🙂 )dondurmaya dayanamayan Müjde Hn. için, markette satılan  Starbucks kahvelerini de Zeynep için  çektim.  Yoğurdun inanılmaz çeşidi var marketlerde.  Sadesi, yağsızı, meyvelisi… en çok dikkatimi çekense Chobani marka yoğurt oldu. Bizim çoban yoğurdunu chobani yapmışlar derken üzerinde yunan yoğurdu ibaresini okudum ve çok sinirlendim tabii.  Yemeklerimizden sonra yoğurdumuzu da almışlar dedim. Ancak Türkiye’ye döndükten sonra çıkan bir haber sonucu Amerika’daki Choban yoğurtlarının sahibinin Türk olduğunu; Yunan markalarına ilgi olduğu için böyle birşey yaptığını öğrendim. İnanamadım. Ben Yunanlılar yoğurdumuzu almışlar derken meğer bir Türk, bizim yoğurdu sırf satışları artsın diye Yunan markası diye satışa sunmuş…  Diyecek birşey bulamıyorum daha fazla; konu uzar gider çünkü…

Son olarak çeşitli bloglardan araştırdığım ama gidemediğim yerleri yazıyorum. Yolunuz düşerse faydası olur belki..

Artisanal – Çikolata Fondü için- Park Avenue ve 33. sokağın kesişiminde

Zucker Bakery Tatlıları için

Mille Feuille Tatlıları için

Doughnut Plant Özellikle Valrhona çikolatalı ve güllü donatları meşhur

Bluebird Cafe Kahveleri için

Ve Amerika’da yaşayan arkadaşım Evren’in  önerileri…

Magnolia Bakery – Red Velvet Cake için (Williamsburg)

Mast Brothers Çikolata için

Hepsinin linklerini ekledim. Kırmızı yazıları tıklarsanız ve sayfalarına girerseniz uçak biletinizi de alırsınız zaten 🙂

← Previous post

Next post →

4 Comments

  1. duygu

    Hmm.. canım mevyalı yoğurt, ki ben genelde zaten çok severim, çekti. Kahve de nefis görünüyor, aslında kahveden ziyade fırında sütlaç gibi görünüyor. Ya da karamelli bir tat bırakacakmış gibi ağızda. Tartlar desen nefis.. Yapanların eline senin de (eskiden olsa kalemine derdik) parmaklarına sağlık..

    • nescakec

      Yanımızda olabilirdin:) O kadar ısrar ettik sana değil mi? Kahve nefisti gerçekten, yoğurtta oyle. Bu arada ben senin meyveli yoğurt sevdiğini de bilmiyordum 🙂 Ben sevmiyorum ya :))))

  2. Neslicim çok teşekkür ederim kahve için 🙂 sanırım uzuuunca bir süre, ya da bizim evin oradaki kapanana kadar, favori mekanlarımdan olacak bu Starbukslar..:) Fotoğraflarda insanın aklını fazlasıyla karıştırıyor, ilk uçakla gidesi geliyor.. (inanamıyorum, ben miyim bu satırları yazan ? :))

    • nescakec

      Zeynep sokağın başında ortasında ve sonunda starbucksları gordukçe seni andım. Zeynep gelmeli dedim 🙂 Vietnam’dan sonra heryere gidersin bence cnm. Ama NY’den geri doner misin bilmiyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

+ 11 = 18