VATİKAN

 

 

Klasik bir fotoğraf ile başlamak istedim Vatikan yazısına. Roma’daki ilk günümüz Vatikan gezisi ile başladı. Vatikan dünyanın nüfus ve yüzölçümü bakımından en küçük ülkesi. Roma’nın içinde başka bir ülke!

Çok sıcak bir gün seçmişiz Vatikan’ı gezmek için. İnternetten Vatikan için girilen uzun kuyrukları okuduğumuzdan biletimizi online olarak aldık. Biz zannettik ki, bileti önceden aldığımız için elimizi kolumuzu sallayarak gireceğiz içeri. Hiç de öyle olmadı. İlk olarak bize söylenen saati bekledik. Biraz gecikmeli olarak geldiler bilet sağlayıcılar. Bizim gibi online bilet alan birçok kişi vardı. Vatikan sırasına girmesek de, sıcağın altında uzun süre beklememiz gerekti. Belki de bu kadar bekledikten sonra normal sıra da gelebilirdi.  Biz Vatikan müzesini gezdik. Her tarafı gezecek kadar zamanımız yoktu. Dünyanın en ünlü eserleri bu müzede yer alıyor.  Yukarıdaki fotoğrafta da iç avlulardan birini görüyorsunuz.

Vatikan’ın bahçesi de etrafı da çok düzenli, ağaçlık ve yeşillik… Ancak Vatikan’ın dışı çok farklı. İtalya’da gördüğüm en kötü yerdi sanırım. Her yer seyyar satıcılarla dolu. Yapılar bakımsız, sokaklar kalabalık… Ve bizim şanssızlığımız hava çok sıcak.

Gördüğünüz sıra, Vatikan için bilet alma sırası. Sıcağın altında bu sırayı beklemek çok zor. Üstelik içerisi de çok kalabalık. Biz müze bölümünü gezdik. İnanılmaz bir kalabalıkla beraber dolaşıyorsunuz. Dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla bir karmaşa halinde geziyorsunuz. Müzedeki herhangi bir eseri incelemek için fazla zamanınız olmuyor, hemen bir tur gelip rehberleri eşliğinde etrafı kuşatıyorlar. Kimi zaman akıntıya kapılmış gibi ilerliyorsunuz.

 

Buradaki eserlerin hakkını verseniz birkaç gün sürer gezi eminim. Çok büyük bir yer ve çok fazla eser var. Biz ancak yarım günümüzü ayırabildik.

Vatikan Müzesinde ünlü ressamlara ait  özellikle de Michelangelo’ya ait pek çok resim var, ayrıca değişik uygarlıklara ait antik eserler, heykeller, haritalar ve daha pek çok eser var…Sistine Şapeli de Vatikan’ın en bilinen yerlerinden biri. Orada fotoğraf çekmek yasak olduğu için malesef size gösteremiyorum. Şapelde Michelango, Botticelli, Perugino, Ghirlandaio ve Signorelli gibi 15. yy’ın önemli İtalyan Rönesans ressamlarının eserleri duvarları ve tavanları süslüyor.

 

Bu kuğunun seramik olduğuna inanmak zor…

Gezi bittiğinde hepimiz yorgun, aç ve kalabalıktan bunalmıştık. Bir blogda 7 km. yüründüğünü yazmışlar, sanırım haklılar…Müzenin hem her yerini gezmek istiyorsunuz hem de biran önce bitsin diye bekliyorsunuz…

 

← Previous post

Next post →

9 Comments

  1. ilk fotoğrafa bayıldım !!!
    çok romantik olmuş.
    bir de Neslicim o kuğu nasıl seramik olur hiç anlamıyorum. hadi yapılmış bir kere ama günümüze kadar nasıl gelebilmiş.
    ayrıca o kuyruğa rağmen gezdiğiniz için sizi takdir ettim. ben kapıdan dönermişim gibi geldi; nasılsa giden, gezen,bir güzel fotoğraflayıp keyifli keyifli paylaşan arkadaşım var :))

    • nescakec

      Fotoğrafımı beğenmene sevindim canım. Orada olsan sen de beklerdin eminim, onları göze alıp gittiğin için sıkılsan da bekliyorsun işte.
      Kuğuya biz de inanamadık Zeynep, önce ne işi var burada dondurulmuş bir kuğunun dedim 🙂 O kadar gerçek duruyordu yanındayken bile, sonra dört bir yanını dolaşıp anladık seramik olduğunu…

  2. Şebnem Yüzer

    O kuyruklarda bizde bekledik herhalde Neslihan ve Zeynepcim. Burada olsa beklenir mi bilmem ama yurt dışına çıkınca bekliyorsun, bir şevk ve azim geliyor insana, ne diyeyim. Gezmek çok güzelllll. Resimlere bakmak da öyle. Öpüldünüz.
    Bu arada her yolladığın resimde Demir beyin büyüdüğünü görüyorum. Maşallah.
    Sevgiyle

    • nescakec

      Haklısınız Şebnem Hanım, niyeyse aynı sabrı burada gösteremiyoruz. Yazın Topkapı Sarayı’na gittiğimizde inanılmaz kalabalıktı, normalde dönerdik ama madem yurt dışında o kadar bekliyoruz burada da bekleyebiliriz dedik sonra… Sevgiler,

  3. Neslihan’cım..sayende gezmiş kadar oluyoruz..teşekkürler sana..bu arada Demir boy atmış ve zayıflamış..Delikanlı olma yolunda..hepinizi sevgiyle öpüyorum..

    • nescakec

      Yazılarımdan keyif alıyorsanız ne mutlu bana. Demir’in neredeyse 1 sene önceki hali tabii, ben yazıları bu kadar geç yazınca zaman kayması oluyor tabii 🙂 Biz de sizi öpüyoruz.

  4. filiz oguz

    Bende ilk fotoğrafa bayıldım.Birde “Ademin yaratılışı” o dimi Neslicim Demir nasıl da hakkını vermiş 🙂

    • nescakec

      Filiz abla sen söyleyince farkettim ben de. Bilinçli bir poz değildi… 🙂

  5. nes ben her an kavga çıkarabilirim.siteyi hackleyebilirim. new york mailinden sonra buraya geldim. ben cihangire zar zor gidiyorum üşengeçlikten her an cıngar çıkarabilirim. kınıyorum seni.

Bir Cevap Yazın

3 + 6 =