Orvieto

 

Sakız gibi uzattığım İtalya turunda bu kez durak Orvieto. Milano’dan araba ile yola çıktığımızda benim hayalim Toscana bölgesinde yolda göreceğimiz küçük İtalyan köylerinde durmak, fotoğraflar çekmek, yol üstünde küçük lokantalar bulup, geleneksel İtalyan lezzetlerinin tadına bakmaktı. Peki ne oldu???  Yol sandığımızdan daha uzun sürdü, sabah trafiğinde Milano’dan çıkmak  İstanbul trafiğinde olmak gibiydi ayrıca hız limitleri ve yol çalışmaları yüzünden oldukça zaman kaybettik. Pisa’da da düşündüğümüzden daha fazla kaldık. Bir de otobandan gidince ben İtalyan köylerini uzaktan görebildim. Tabii yol boyunca söylendim. Sonunda eşim dayanamadı ve Roma’ya varmamıza 1 saat kala gördüğümüz Orvieto tabelasından içeri girdi.

 

Döne döne çıktığımız tepede ilk olarak Orvieto Katedrali ile karşılaştık.

Siyah- beyaz taş yapı hepimizi büyüledi. Sonradan öğrendiğime göre katedralin yapımına 1290  yılında başlanmış ve yapı, Gotik mimari stilinin bir şaheseri olarak tanınıyormuş.  Biz katedralin önünde fotoğraflar çektik, yapıyı inceledik, etrafını dolaşalım dedik.

Yapının ön tarafına geldiğimizde gözlerimize inanamadık; meğer biz sadece katedralin yan duvarlarını görmüşüz.

Yapıdaki detaylar inanılmazdı.

 

 

Katedralin mimarisinden gözümüzü ayırabildiğimizde hava kararmaya başlamıştı.

Küçük sevimli meydanları  ve meydanlara açılan dar sokakları ile tam aradığımız yerdi Orvieto.  Daha erken gelebilmiş olsaydık katedralin içini de gezme şansımız olurdu hatta daha önemlisi Orvieto’da şehrin altında bulunan mağaraları gezebilirdik.

 

 

Taş duvarların  sarmaşıklarla kaplı görüntüsünü çok seviyorum. Bu sokaklarda saatlerce yürüyebilirim… Tek sorun hızlı İtalyan sürücüler… Her yerden otomobil yada motor çıkabiliyor, dikkatli olmak lazım.

 

Akşam olduğunda yanan ışıklar sokaklara ayrı bir hava veriyor…

 

Kapalı olan bir dükkandan görünen sevimli Betty Boop’lar…

Bir binanın çatısından bir detay… Çok yaratıcı  ve etkileyici.

Kuşları bulabildiniz mi? ….Başarılı bir kamuflaj

Ve Demir… Tatilin en çok keyif alan ismi.

Orvieto’nun etrafındaki ormanlık alanın içinde bulunan bir malikane. Filmlerdeki gibi bir yapı…

 

Orvieto’da Yapamadıklarımız:

  • Orvieto Katedralinin içini göremedik.

  • Orvieto – San Patrizo sarnıç  ve kuyusunu göremedik.

  • Şehrin altındaki mağaralarını gezemedik.

  • Sevimli meydanlarında oturup bir kahve içemedik.

Bir gün yolunuz düşerse aklınızda olsun….

 

İtalya’yı uzattım uzattım artık sonuna geldim. Sırada Roma var… Tek yazıyla bitireceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Roma’yı da uzatacağım….  Tek yazıya sığmaz Roma. Ben sığdıramam en azından. Vatikan’ı var, Trevi  Çeşmesi var, İspanyol Merdivenleri var, Collesium’u var, meydanları var, yemekleri var, Rainbow Eğlence Parkı var… Daha fazlası için   arada nescake’e uğrayın….

← Previous post

Next post →

6 Comments

  1. Sabah çayımı içerken okudum yazını..
    Fotoğraflar içimi açtı..tam italya italya bir yer…
    hele o kafe süper, otur , söyle kendine güzel bir kahve ve başla ilk romanını yazmaya.. 🙂

    • Yazdıklarımın böyle keyifli keyifli okunması beni mutlu ediyor Zeynep’cim. Biz de çok sevdik Orvieto’yu. Sessiz, sakin, keyifli… Kitap yazmayı düşünürsen Bulut’u götürme yalnız yanında o zaman ancak anılarını yazarsın 🙂

  2. Özlem Bingöl

    Neslihancığım, iyi ki yolda söylenmişsin. Yoksa ne siz ne de biz bu muhteşem yeri göremeyecektik.Çok güzel bir yer bayıldım. Heyecanla Roma yazını da bekliyorum 🙂

    • Haklısın Özlem Abla, biraz daha söylensem başka yerler de keşfedebilirmiydik acaba :)) Roma yazısına da en kısa zamanda başlıyorum.
      Sevgiler,

  3. fotoğraflarla birlikte çok keyifli bir yazı olmuş Neslihancım 🙂
    dolaştığın sokaklarda kaybolmak,
    cafelerde vakit geçirmek istedim birden 🙂
    nedense artık 😀
    Roma yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum…

    • Harika yazıyı yazarken bende oralarda olmak istedim yeniden. Orvieto uzak ama Süleymaniye’nin sokaklarında kaybolabiliriz istersen 🙂

Bir Cevap Yazın

36 + = 37