Beypazarı

Beypazarı

İlk kahve sohbetimiz için 2 sene önce yaptığımız bir bahar kaçamağını seçtim.
Bir kış boyu baharı bekledikten sonra havaların ısınmasıyla beraber tatil planları da başlıyor. Yine aynı durumda olduğumdan ve şu sıralar bir yere gidemediğimden daha önce 2 günlüğüne gittiğimiz Beypazarı gezimiz aklıma geldi paylaşmak için. Belki gidecek biryerler arayanlar vardır, rehber olur.
2008 mayıs ayında, İstanbul’a kısa bir yolculukla gidilecek kadar yakın olan , ama aynı zamanda şehir hayatından uzak yerlere bakarken Beypazarı aklımıza geldi. O zaman henüz 2,5 yaşında olan oğlum, eşim ve ben, yakın arkadaşlarımız Zeynep ve eşiyle beraber (henüz küçük Bulut aramıza katılmamıştı) yola çıktık. Demir’le ilk kez uzun yola gidiyorduk. Demir’de gezmeyi sevdiğinden yollarda sorun çıkmadı. Yolda Mudurnu’da yemek molası verdik. Haftasonu turist bekleyen kentte tek turist bizdik. Yemek yemek için güzel ve tarihi bir konak bulduk. Yöresel yemekleri tercih ettik. Gelen herşey çok güzel ve lezzetliydi. Mudurnu’nun içinde kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra yolumuza devam ettik. Beypazarına vardığımızda akşam olmak üzereydi. Konaklayacağımız yeri internetten seçmiştik. Zeynep’le uzun süren araştırmalardan sonra Beypazarı’nın dışında yeşillikler içinde bir yer bulmuştuk. Yeşillikler kısmı gerçekten güzeldi ama odalar düşündüğümüz gibi çıkmadı. İnternetten oda seçerken biraz daha dikkatli olmamız gerektiğine karar verdik…


 

Akşam yemeği için Beypazarı tarihi merkezine gittik. Cuma akşamı kimse turist beklemiyordu, herkes kendi halindeydi. Biraz hayal kırıklığı içinde yemeğimizi yedikten sonra odalarımıza döndük. Ertesi gün bizi bambaşka bir Beypazarı bekliyordu. Sokaklar insanlarla dolmuştu. Tüm esnaf ilgili, yollara tezgahlar kurulmuş kiminde yöresel lezzetler, kiminde el sanatları satılıyordu. Bu hali, hakkında birçok yazı okuduğumuz Beypazarı’ydı gerçekten. Kendimizi sokaklarına attık, hem gezdik hem de alışveriş yaptık… Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz dolmalar öğle yemeğimizden bir lezzet. İncecik sarılan etli dolmaların tadı gerçekten çok güzeldi. Dolmanın dışında acılı tarhana çorbası, güveç çeşitleri ve 80 katlı baklavası Beypazarı’nda tadılması gereken yemekler…

Beypazarı’nın ünlü olan bir başka ürünü de gümüşleri. Gümüş işçiliğinin yaygın olduğu kentte her zevke ve her bütçeye uygun gümüş çeşitleri bulunabiliyor. Sadece gümüşçülerden oluşan büyük bir han var, hanın dışında da pek çok yerde gümüşçüler bulmak mümkün. Beypazarı hatırası olarak İstanbul’a götürmek üzere Zeynep’le gümüşlerimizi  seçtik.


 

Beypazarı’nın sokaklarını dolaştıktan ve güzel yemeklerini tattıktan sonra yanımıza Beypazarı kurularımızı, Beypazarı sodalarımızı, dağlardan toplanmış kekiklerimizi ve havuçlu lokumlarımızı alarak kentten ayrıldık.

Bize 2 gün, 1 gecelik tatilimiz çok iyi ve yeterli gelmişti… Haftasonu kaçmak için yer arayanlara alternatif olabilir….

 


 


 
 

← Previous post

Next post →

7 Comments

  1. Bu yazıyı okuyunca önce oradan getirdiğin Beypazarı kurusu sonra da o mühtiş kurabiyelerin geldi aklıma. Kahvenin yanında da nefis olurdu hani:)
    Bloğun hayırlı ve bereketli olsun:)

  2. Oğuzhan İmamoğlu

    Senin gibi içten, sevgi dolu ve yalın bir blog olmuş… Karşılıklı çay-kahve sohbeti tadında okudum yazdıklarını…

    Beypazarı'na gitmek, sarmaları, baklavaları mideye indirmek için sabırsızlanıyorum…:)

  3. Gilraen

    ben de o sarmalardan istiyorum…

    ps:hayırlı olsun nesli 🙂

  4. adelibasi

    Blogunuzu yeni buldum. Tabi bir arkadasimin tavsiyesiyle. Hikayeleri okurken, bazen kendimi adada, bazen demirle oynarken buldum. Ama en cok benden beklenir bir sekilde, kendimi agzim sularniken buldum. Biliyorum biraz igrenc ama ozellikle adadaki yemek yorumlari, acligin ve Turkiyeden uzak olmanin etkisiyle, beni benden aldi. Merak ettigim bir sey daha var, cahilligimi maruz gorun, sakizli kahve nasil bir sey? Bu arada Demire ahci kiyafeti cok yakismis.

    Yazilarinizi takip etmeye devam edicem. Basarilar.

  5. Akın, gurbet ellerde canın bir sürü şey çektiği için üzgünüm, ama gelmene az kaldı, döndüğünde telafi ederiz. Sakızlı kahve, içine damla sakızı karıştırılmış Türk kahvesi, değişik bir lezzet…

  6. Nesli'cim..ne kadar samimi, doğal, içten bir anlatım..çok beğendim..Bozcada'ya yerleşmek,üzümlerinden şarap yapmak, pansiyon-cafe işletmek benimde düş'üm..gerçekleşmesede düşlemek bile çok güzel…Beypazarı ise Ankara'lı olduğumdan bildiğim ve tadı damağımda kalmış bir mekan..Bloğunu kayifle kahveni yudumlarken izlemeye devam edeceğim..sevgimle…keysun

  7. Günaydın Nesli'cim..yeni düzenlemen çok güzel olmuş..ellerine sağlık..sabah sabah ağzım sulandı…harika görünüyorlar…oğluşunla birlikte bu işi profesyonelce yapmalısınız bence… sevgiyle öpüyorum..keysun…

Bir Cevap Yazın

+ 18 = 25